 |
 |
"AMACIMIZ,
SİTEMİZDE KONUKLARIMIZIN GERÇEKTEN YARARLANABİLECEĞİ SAYFALARIN
YER ALMASIDIR. SİTEMİZDE BU SAYFALARIN BİR DOKTOR'A AİT OLMASI
NEDENİYLE, SADECE MEDİKAL KONULARI İÇERECEĞİNİ DÜŞÜNENLERE,
HEMEN "YANILIYORSUNUZ!" DEMEK İSTİYORUM. DOKTORUMNERDE
DE, SİZİ BAZEN GÜLDÜRECEK AMA MUTLAKA DÜŞÜNDÜRECEK PARAMEDİKAL
İÇERİK DE YER ALMAKTADIR."
Dr. Ali Nurettin Gürses
|
|
    |
“VAJİNUSMUS”
Koit’e Karşı Koyma
“Vajinusmus”, cinsel ilişkiyi
tamamlayan koitus’a (yani penisin vajene duhuluna) karşı koyma
olayıdır. Hep yanlış anlaşıldığından olacak, “vajinusmus”u olan
kadınların, cinsel ilişkiye hiç girmedikleri sanılır. Oysa olayda yer
alan ne ilişkinin hiç kurulamaması, ne de orgazm yokluğudur; asıl
olay duhul’un (koitus’un) gerçekleşememesi; söz
konusu kadının bu konudaki korku - panik ve reddi’dir.
“Vajinusmus”u vajen kaslarının
istem dışı kasılması ve koitus’u engellemesi şeklinde tanımlamak da
mümkündür. (En yaygın tıbbi tanımı budur.)
İstem dışı geliştiği düşünüldüğünde
“VAJİNUSMUS”, hiç de sık rastlanan bir tablo
değildir. Çünkü olguların çoğunda gözlenmiştir ki; “İSTEMLİ KASILMA -
RED” olayı, daha yaygındır. Zaten istemli de olsa, istemsiz de olsa;
RED olayının kendini sürdürmesi, cinsel ilişkinin bireyler tarafından
kesintiye uğramasına yol açabilecektir.
Mevcut vajinusmus’a sonradan
eklenecek ya da hemen eşlik edecek olan bir diğer sorun; çoğu çiftte
gözlenen erkeğe ait sorunlardır. Erkeğe ait
ereksiyon kusuru ya da erken boşalma, başlangıçta mevcut
olabileceği gibi; “iyi gitmeyen ya da kesintiye uğrayan cinsel eylem”
nedeniyle, sonradan gelişmiş de olabilir. Erkeğe ait ereksiyon ya da erken
boşalma olayı; vajinusmus’un nedeni ya da sonucu olabilir.
Halk arasında hep kadına
sorumluluğun verilmesi ya da kadının suçlanma eğilimi burda da kendini
gösterir ve vajinusmus’a eşlik eden erkeğe ait ereksiyon kusuru ya da erken
boşalma olayı göz ardı edilir.
Vajinusmus’un çiftler arasında “kabullenilir
bir yaşam tarzı”na dönüşüp de yıllarca sorunun sessizce sürüyor olması,
sık rastladığımız bir durumdur. Tedavi için başvuran olguların en erken
1-1.5 yıl, en gecikmişi ile 8-10 yıllık bir geçmişe sahip olması bunu
düşündürmektedir. Boşanma öncesi tedaviyi akıl edenler olabileceği gibi,
erkeğin çözümü “dışarda ilişki kurarak” bulmuş olmasının paniği de
başvuru nedeni olabilmektedir. “Biz birbirimizi seviyor - böyle
kabulleniyoruz” diyen, sorunu pek önemsemeyen; ama bebek isteği nedeniyle
başvuruda bulunan çiftler de yaygındır.
Ne nedenle olursa olsun, tedavinin
başarısı erken başvuruda yatar. Erken tanı ve
izlem, başarıyı artıracaktır. Jinekolojik muayene korkusu ile nerdeyse
eşdeğer olan bu durumun, bu konuda eğitilmiş, “deneyimli”, olaya
ayrıca bir “travma” eklemeyecek bir jinekolog tarafından
değerlendirilmesi gerekir.
Vajinusmus’a organik bir nedenin
yol açmadığının tesbiti ve bunun kadına inandırılması, tedavinin ilk adımını
oluşturur. En önemlisi, hastanın bu değerlendirme sonucu ile, çoğu zaman da
eşi ile birlikte, yine konunun uzmanı, “deneyimli” bir psikolog ya da psikiatriste konsültasyonu gerekir. “Koitus” olayını,
nerdeyse bir “tecavüz” olayı ile eşdeğer tutan kadının, bilinçaltı
analizi mutlaka yapılmalıdır.

Hastaya anlayacağı dilde kısa bir anatomi bilgisi vermek, tedavide başarının
yarısı anlamına gelecektir. Girişte geçişi engelleyecek herhangi bir
kusurlu dokunun olmadığını anlatmak, hastanın kendine güvenini
artıracaktır. Vajen boyunun hiç de sanıldığı kadar kısa olmadığı mutlaka
anlatılmalıdır.
Hastaya kendi vücuduna dost olmasının öğretilmesi, “genital”
bölgenin korkulur bir ortam olmadığının gerek “dokunma” - “bujilerle alıştırma” - “eşinin
buji kullanımı” - “cinsel eylemin gerçeğine yaklaşma”
gibi adımlarla süregelen seanslar başarıyı sağlayacaktır. Gerek jinekologun
gerekse psikolog ya psikiatristin ev ödevi vererek sağlayacakları bu tür
uygulamalar, özveri ve sabır’ın gösterilmesi sonucu başarılı olacaktır.
|