|
Bir öğle sonrası...
Adam ve kadın günün
yorgunluğuyla eve girer, odalarına çekilirler...
Kadın yatak odasının
perdelerini kapatır.
Adam yatakta okumaya
niyetlendiği dergiyi oda kararınca bırakır...
Kadın yatakta adama
sokulur.
Adam, kadından
ulaşan parfüm kokusunu hisseder.
|
|
|
|
KADIN: Sevdin mi bu
kokuyu?
|
|
Adam gözlüklerini
çıkarır, uyumaya niyetlidir, yarım yamalak yanıt verir.
|
ADAM: Evet. |
|
Yatağın içinde adam
kadına yönelir, belini kavrar.
Öpüşürler.
Ağır aksak, acelesiz
sürer sevişmeleri.
|
|
|
Adam bir an irkilir.
|
ADAM: Pardon canım,
bir şey mi dedin, duyamadım.
|
|
Kadın şaşırır.
|
KADIN: Bir şey
demedim, neden durdun?
|
|
Adam ter içindedir.
Durur ve yataktan
doğrulur.
Üzerindeki rahat
giysileri de çıkarmak ister.
Adam her zamanki
gibi özenle çıkardığı giysilerini yine özenle yatağın kenarına
buruşturmadan koyar.
Kadın bu halini
bildik bir gülümseme ile karşılar.
|
|
|
Bu kez kadın
üzerindekileri inadına telaşla çıkarıp fırlatır, adama döner.
|
KADIN: Hadi bakalım,
gel artık. |
|
Adam kadının üzerine
doğru uzanırken yine bir ses duyar.
(Bu özel bir efekt
olabilir. Bir kontrbas ya da bir orkestranın konser öncesi akor sesi
gibi bir ses...)
|
|
|
Adam ikinci kez
irkilmiştir.
Bu kez odanın içini
en ince ayrıntıyla kontrol eder.
|
|
|
Makyaj masasının
hemen yanında sarı bezden yazlık bir koltuk, rejisör koltuğu takılır
gözüne.
|
ADAM: (kendi kendine
mırıldanır) Bu koltuk da arka balkondaydı, nerden girmiş içeri?
|
|
Tam o anda farkeder.
Koltuğun hemen
yanında, koca suratlı, iri kıyım, bir amerikan buldogunu andıran
suratıyla, YAŞLI ADAM durmaktadır.
Ayağında kalın
tabanlı lofer tipi ayakkabı, üzerinde doğal keten rengi bol kesim
pantolon, elinde havana purosu, koyu renk güneş gözlükleri vardır.
|
|
|
Yaşlı adam oldukça
sert bir sesle uyarır.
|
YAŞLI ADAM: Olmuyor,
olmuyor efendim, ne yazık ki olmuyor!
|
|
Kızgındır yaşlı
adam, iki adım odanın içinde yürüyüp arkası dönük olarak küsmüşcesine
bağırır:
|
YAŞLI ADAM: Hiç
sürdürmeyin bu rezaleti, daha iyi!
|
|
Adam utanır.
Çıplaklığını, daha
da çok kadının çıplaklığını örtmeye çalışır.
|
|
|
Kadın çok doğal
bakmaktadır.
Yüzünde sanki
yapılması gerekeni yapamamanın, başarısızlığın sıkıntısı vardır.
|
|
|
Adam kafası
karmakarışık, hızla giyinmeye çalışır.
Gömleğini bile
yanlış iliklemişken, giymeye çalıştığı pantolonun paçaları ayaklarına
dolaşır, sendeler.
|
|
|
Kadın yataktan
uzanarak adamın kolunu tutar.
|
KADIN: Bir kez daha
denemeliyiz sevgilim, lütfen!
|
|
Yaşlı adam biraz
yumuşamıştır.
Yapmacık bir
yumuşaklıkla, koltuğa çöker, bekler.
|
|
|
Kadın yarı çıplak
görüntüsü ile adamın sırtına yapışır.
Elini boynunda
gezdirerek, kulağını öper ve fısıldar.
|
KADIN: Lütfen benim
için bir kez daha çaba harcamalısın, lütfen! |
|
Adam, makyaj
masasındaki aynadan yaşlı adamın odanın orta yerine puro dumanı üfleyen
umarsız bakışını yakalar.
|
ADAM: Peki bu adamın
işi ne yatak odamızda? |
|
Giderek öfkelenir.
Kadına fısıldar.
|
ADAM: Sen nasıl olur
da bunu doğal karşılayabiliyorsun, bu adam ne zamandan beri bu odanın
içinde ve ben niçin bunu bilmiyorum!!!
|
|
Yaşlı adamın
purosundan sarkan küller yerdeki halıya dökülür.
|
|
|
Adam o an farkeder,
balkonun kapısı da aralık kalmıştır.
İçeriye giren
serinliği farkeder, bir üşüme gelir üzerine.
|
|
|
Kadınla fısıldaşarak
konuşur:
|
ADAM: Odanın içinde
bizi sevişirken seyrettiği yetmezmiş gibi, utanmadan, hem de yatak
odamızda puro içiyor... Balkon kapısını sonuna dek aralamış... Daha yeni
hastalıktan kurtuldum sayılır. Boynum hala tutuk!
|
|
Adam eski günleri
düşünür... Sevişirken komik şeyler anlatır, bir tür oyalanırdı. Eski bir
inanışa göre, birbirine tutkuyla sarılmış, sevgi içinde iki insan
sevişirken odanın içi Cinlerle dolar ve odada Cinlerin kahkahaları
yükselirmiş...
Kadın inanmaz,
gülerek "Delisin!" derdi. Adam ısrar ederdi, "Ancak sevgiyle sevişen iki
insan için Cinler doluşur. Sevginin olmadığı buluşmalar, her zaman
Cinlerden yoksun kalır!" derdi.
|
ADAM (düşteki sesi):
Duyuyor musun cinlerin kahkahalarını? Bugün ne çok kalabalıklar! Yine
doluştular odanın içine! |
|
Kadın adama iyice
sokulur. Düşten çıkmışlardır.
|
KADIN: Düşünme şimdi
adamı, doğal olmaya çalış, hadi gel, üzerindekileri çıkar da
sevişelim... Sabrı tükenecek, kızacak şimdi, görmüyor musun; zaten zorla
oturuyor koltukta.
|
|
Adam kırık, kırgın
üzerindekileri isteksizce çıkarır.
|
|
|
Bir düşün içinden
sıyrılmak ister gibi gözlerini kapatır. Parmak uçlarıyla kadına gözleri
kapalı dokunmaya çalışır. Parmaklarını kadının gövdesinde gezdirir,
gerçek ile düşün ayırdında kalabilmek ister. Saçlarına dokunur. Parmak
uçlarıyla gözlerini yoklar. Kadının gözleri de sımsıkı kapalıdır. |
|
|
Her ikisinin
sessizliği birbirine karışarak, kadın ve adam, bilinmedik bir dinin
kutsanmışlığında dansedercesine sevişirler...
O sırada bir alkış
sesi patlar odada. |
|
|
Yaşlı adam iri yarı
gövdesiyle ayağa kalkmış, yatağa doğru yürür. Yelek cebindeki saatine
bakar.
|
YAŞLI ADAM: Kutlarım
sizi! Herşey fazlasıyla doğaldı. |
|
Ayağını yatağın
ucuna dayayarak sürdürür.
|
YAŞLI ADAM:
Başlangıçta hiç olmayacak gibiydi... Ama sonunda başardınız. Tebrikler,
kutlarım ikinizi de!
|
|
Adam hemen yerinden
fırlar. Acele giyinmeye başlar... Kadın başını yana çevirip gökkuşağı
desenli yorganı burnuna dek çeker, uyumaya çalışır.
|
|
|
Yaşlı adam odadan
çıkmıştır. Adam da peşi sıra yatak odasından çıkıp koridoru geçer ve
salona ulaşır.
|
|
|
Salonda üzerlerinde
kavuniçi işçi tulumları olan genç insanlar vardır. Üç genç, yatak
odasından koridoru geçerek salona uzanan pembe renkte kalın tırtıllı bir
plastik hortumu özenle katlayıp toplamaktadırlar...
|
|
|
Salondaki yuvarlak
masanın üzerinde uçuk renkte bir alet seti durmaktadır. Makinenin
başında yeşil gözlü, şuh bakışlı bir kadın gülerek selamlar adamı.
|
|
|
Yaşlı adam yine o
sabırsız haliyle bağırır.
|
YAŞLI ADAM: Hadi
artık toparlanın, fazlasıyla oyalandık. sallanmayın!
|
|
Adam salondaki
yuvarlak masanın yanındaki sandalyeye sığınmışcasına çöker ve yalvarır
bir sesle sekreter bayana sorar.
|
ADAM: Neler oluyor
burda, bu kadar insanın evimde ne işi var, ne zamam oldu bütün bunlar,
lütfen anlatır mısınız?!
|
|
Yeşil gözlü sekreter
yeniden gülümser.
|
|
|
O sıra masaya
yaklaşmış bulunan yaşlı adam, sekreterin omzuna yaslanır, kulak ardında
bir parfüm kokusunu yeniden keşfetmiş gibi yaparak konuşur:
|
YAŞLI ADAM: Bazısına
böyle binlerce kez anlatmak gerekiyor... Hem kendileri baştan kabul
ederler, sonra da nasıl oluyor bir türlü akıl erdiremezler... Sen bir
kez daha anlat güzelim, belki bu kez anlamaya başlayacaklardır.
|
|
Sekreter kız, bacak
bacak üstüne atar. Yırtmacı iyice açılmıştır. Çorabının yanlarındaki
puanlı desenler daha belirir.
|
SEKRETER KIZ: Bakın
herşey çok basit. Firmamız gizli tuttuğu formülünde, sizin, yani insan
soyunun, birlikte olurken, ilişki sırasında tabii ki, evet evet
sevişirken çıkardığı ter, koku ve benzeri sekresyonları kullanıyor...
Tekniğimiz o yönde geliştirilmiştir. Niçin bu formül? Bakın bunu da
açıklamalıyım...
|
|
Adam şaşırmıştır.
|
ADAM: Lütfen
açıklayın, niçin sevişirken, üstelik bizi gözetlerken!!
|
|
Sekreter kız, küçük
bir şişeyi göstermektedir. (Burda görüntü bulanıklaşıp, parfüm
reklamının o gizemli dünyası verilebilir.)
|
SEKRETER KIZ: Seven
iki insanın çıkardığı sekresyon, yani salgılar, mutlak diğer koku ve
terden farklı oluyor... Birbirini sevmeden sevişen çiftlerde aynı sonucu
maalesef alamıyoruz! Diğer formüllerden üstünlüğümüz burda işte! Size
defalarca doğal olun denilmesinin nedeni bu. Severek, içten, duygulu!
Ancak o zaman bizim aradığımız sekresyonları çıkarıyorsunuz ve
cihazlarımız onları topluyor. Sonuç tabii ki başarılı oluyor.
|
|
Adam yattığı yatakta
başını hafif kaldırıp makyaj masasının üzerine göz atar. Eliyle uzanıp
gözlüklerini takar. Şimdi daha dikkatle göz gezdirir makyaj masasının
üzerine... İşte o an kadının parfümünü aynadaki aksiyle birlikte
farkeder.
|
|
|
Burda ses efekti,
baştaki özel efekt; bir kontrbas ya da bir orkestranın konser öncesi
akor sesi gibi bir ses yeniden duyulabilir...
|
|
|
Sekreter kızın
elinde tuttuğu küçük şişenin aynısıdır.
|
|
|
Adam şişeye
ulaşabilmek için uzanır, o anda kadını hafif sarsmış ve kadının üzerine
yüklenmiştir. Kadın irkilerek uyanır.
|
|
|
Kadın uyandırıldığı
için söylenir.
|
KADIN: Hiç
bırakmazsın, şurda yarım saatcik olsun uyuyalım.
|
|
Sevgiyle kadının
alnından öper. |
ADAM: Uyu uyu,
gerçekten uyumalısın... Uyumalıyız.
|
|
Adam kadının parfüm
kokusunu yeniden farketmiştir.
|
ADAM: (merakla sorar)
Sahi neydi o kokunun adı?
|
|
Kadına bakar.
Kadın uyumaktadır.
|
|